23 Ağustos 2019 Cuma
Ana Sayfa / Gezi / Jahorina’dan Bir Mektup – 3

Jahorina’dan Bir Mektup – 3

Bosna Hersek – Sarayova – Başçarşı

Yıllar öncesinde atalarımızdan kalan muhteşem yapılarla ve Osmanlı mimarisiyle bezeli Bosna’nın kalbi Sarayova ’dayız. Sarayova deyince akla gelen ilk yerlerden biri Başçarşı. Çarşının büyük bir bölümünde, yine Osmanlı’nın izlerini görmek mümkün. 15. yy.dan bu yana orijinalliğini korumayı başaran Başçarşı, Bosna’yı ziyarete gelenlerin en uğrak yerlerinden biri.

 

?

 

Kentin merkezi olan Başçarşı, Bosna Herseklilere bir Osmanlı yadigârdır. Sırpların Bosna soykırımı esnasında, savaşta hedef alınan bir yer olmasına rağmen dimdik ayakta kalmayı başarmış. Dünyanın dört bir tarafından ziyaretçilerle ve özellikle Türklerle karşılaşmak mümkün. Türkçe konuşanından tutun da dükkânlarındaki Türkçe yazılara kadar öylesine bizden ki; insan, burada hiç yabancılık hissetmiyor.

 

?

 

Başçarşı Sebili

 

Başçarşı ’nın sahip olduğu en çekici eserlerden biri Sarayova ile özdeşleşmiş “Başçarşı Sebili”. Osmanlılar zamanından kalmış ve bugüne kadar da sapasağlam gelmeyi başarmıştır. Başçarşı Sebili’nin bir de hikâyesi var. Geçmiş zamanlarda, bu çarşıdaki esnaflar akşam mesailerini bitirdiklerinde fakir insanları da mutlu etmek için, o günkü kazançlarından bir miktar parayı ya da bir miktar yiyeceği bu sebile koyarlarmış. Durumu olmayan insanlar da buradan ihtiyaçları kadar alırlar, onlar da esnafın kazancından nasiplenir, hayır dualarını eksik etmezlermiş. Şehrin simgesi haline gelen sebil, bugün çalışır durumda olmasının yanı sıra dünyanın her tarafından da ziyaretçi akınına uğramakta. Burayı ziyaret ettiğinizde, etrafı güvercinlerle çevrili sebilde bir fotoğraf çektirmeden buradan ayrılmayın.

 

resim-3

 

Sabah saatlerinde geldiğimiz Başçarşı ’da biraz vakit geçirdikten sonra yavaştan karnımızın acıktığını hissediyoruz. Tabii ki Saraybosna’ya gelip buranın vazgeçilmezi “Boşnak Böreği” ni yemeden olmaz. Sabah kahvaltısı için ağır olacağını düşünenler olabilir ama sıcak bir çayın yanında çıtır çıtır bir Boşnak Böreğine kimsenin hayır diyemeyeceğinin garantisini şimdiden verebilirim. Daha fazla dayanamayıp orijinal Boşnak Böreğinin yapıldığı bir salona atıveriyoruz kendimizi. Bosna Hersek denildiği zaman akla ilk gelen şey, bizim de geldiğimizden beri sürekli hayallerimizi süsleyen Boşnak Böreği.

 

resim-4

 

Bu böreğin en önemli özelliklerinden biri de köz ateşinde pişiyor olması. Börekçiye girdiğinizde etrafa yayılmış olan mis gibi patatesli, kıymalı, ıspanaklı, tavuklu enfes kokularla karşılaşıyorsunuz. Pişirme tezgâhı ise çok ilginç. Sacayağı üzerinde tepsinin altında közler yanarken yukarıdan bir zincirle üzeri köz dolu bir kapak tepsinin üzerine kapatılıyor ve belli bir süre sonra açıldığında ise, muhteşem nar gibi kızarmış bir manzara ortaya çıkıyor.

 

resim-5

 

Fazla bir kalorisi olduğunu düşünüp sakın ola yememezlik yapmayın. Oldukça hafif, taze ve çıtır çıtırlar. Aynı zamanda da çok ucuz. Büyük bir tabak (yaklaşık iki kişinin kolaylıkla doyabileceği bir porsiyon) börek için 4 KM yani 7.08.-TL para ödüyoruz. Muhteşem bir lezzetle karşı karşıya kalıyoruz.

 

resim-6

 

Damak tatlarına çok düşkün insanlar oldukları yemek kültürlerinden hemen anlaşılıyor. Ülkenin en çok tükettiği yiyecek et. Harika bir doğada, yeşillikler içinde beslenen hayvanların etinin lezzetine de doyum olmuyor tabii ki. Yemeklerinde genellikle süt dana ve süt kuzular kullanmalarının yanında kurutulmuş et tüketimi de oldukça yaygın bu ülkede.

 

resim-7

 

Gazi Hüsrev Bey Camii

 

Yıllar yılı farklı din ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış Bosna Hersek. Başçarşı ’da gezmeye devam ederken karşımıza çıkan yine Osmanlı izleri taşıyan Çarşı Camii yani bir diğer adıyla Gazi Hüsrev Bey Camii karşımıza dikiliveriyor tüm heybetiyle.

 

resim-8

 

Farklı inançlara ait ibadethanelerin bulunduğu Bosna’da özellikle camilerin sayısı oldukça fazla. Gazi Hüsrev Bey tarafından yaptırılan bu muhteşem eser, Mimar Sinan’ın imzasını taşıyor. Boşnak soykırımında az da olsa hasar almasına rağmen, 1996 restorasyonu ile tekrar eski canlılığına kavuşturuluyor. Osmanlının kendine özgü mimarisi, bu eserde de tüm çıplaklığıyla görülmekte. Gazi Hüsrev Bey, bütün ömrünü bu topraklara adamış Boşnak bir baba ve Türk bir annenin evladı ve Bosna Hersek’te her adım başında Bosna Hersek’in babası olarak bilinen Gazi Hüsrev ile ilgili izlere rastlamak mümkün.

 

resim-9

 

Bakırcılar Çarşısı

 

Osmanlı kültürünün de vazgeçilmezi bakır işçiliğini görmek için rotamızı tarih kokan bir sokağa çeviriyoruz. El sanatlarının göz doldurduğu “Bakırcılar Çarşısı” Sarayova ’nın ziyaretçi akınına uğrayan bir mekânı. Her dükkânda ayrı bir sanatsal değerle karşılaşıyoruz. Bir çağa adını veren bakırın işlendiği dükkânları dolaşırken buradan dostlarınız için hediyelik eşya almadan da edemiyorsunuz.

 

resim-10

 

Yapılan iş, büyük zahmet isteyen ve oldukça uğraştırıcı olduğu için fiyatları biraz pahalı bulabilirsiniz. Hemen hemen dolaştığımız bütün bakır işçiliği yapan dükkânlarda bu işin kökeni 200-250 yıl öncesine atalarına dayanıyor. Ata mesleğini devam ettiren orta yaş üstü insanların olmasının yanı sıra, yeni jenerasyonun da bu mesleği devam ettirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Genel itibariyle hazır ürünleri tercih edebileceğiniz gibi kişiye özel ürünler de yaptırabilirsiniz.

 

resim-11

resim-12

 

Savaşla çok sık yüzleşmiş olan ülkenin bakır işçiliğine de yansımış olan mermi kovanlarından anahtarlıkları, mermilerden yapılmış tankları ülkedeki savaşı simgeleyen en çok satılan hediyelik eşyalarından.

 

resim-13

 

Tüm dükkânlara girip çıkmaktan yorgun düştüysek ve biraz da karnımız acıktıysa, öğle için kısa bir mola verme zamanı gelmiş demektir. Bosna’ya gelip de “Boşnak Köftesi” nin tadına bakmadıysanız gitti ömrünüzün yarısı. Boşnak Köftesinin en büyük özelliği; çok az baharat ve çok az ekmekle ağırlıklı olarak etten yapılıyor olması. Restorana girdiğinizde, nefis bir kokunun sizi esir aldığını hissedebiliyorsunuz. Tamamen kömür ateşinde, mangal üzerinde cızırdayan köftelerin tadına bakmak için sabırsızlanıyoruz. Özel Boşnak Pidesinin arasına kaymak, soğan ve maydanozla birlikte bir porsiyon için oldukça fazla sayıda köfteler yerleştiriliyor ve afiyetle yeniliyor. Yanında da buz gibi bir ayran söylemişseniz değmeyin keyfinize.

 

resim-14

 

Peki, bu kadar methederek anlattığım bu bir porsiyon öğlen yemeğiniz için ne kadar ödeyeceğinizi merak ediyorsanız, hemen söyleyelim; normal bir porsiyon köfte için ödeyeceğiniz para 4 KM yani, 7,08.-TL. Yanında kaymak da istiyorum diyorsanız 5 KM yani, 8,85.-TL’ye karnınızı tıka basa doyurmanız mümkün. Görüntü olarak Tekirdağ köftesini andırıyor olsa da lezzet olarak bambaşka bir tatla karşı karşıya olduğunuzu yedikten sonra hissedebiliyorsunuz.

 

resim-15

 

“Bu kadar yemeğin üzerine bir de tatlı gitmez mi?” diyenler için Bosna Hersek’e özel Balkanların en meşhur tatlılarından biri olan “Trileçe”yi de tatmadan olmaz. Sütlü tatlı – şerbetli tatlı – kek gibi birçok tatlının özelliklerini birleştiriyor. Sırf Trileçe yemek için bile Bosna Hersek’e gelinebilir bence. Tatlı sevmem diyenlerin bile, en az iki dilim yiyip “daha var mı?” diyeceği bir tatlıyla karşılaşıyoruz. Hadi bakalım afiyet ola…

 

Saim Yılmaz

kendi halinde bir yazar…

Hakkında Saim Yılmaz

İlginizi çekebilir

Kuzey Kıbrıs T.C. Gezi Önerileri

    Renkli bir mola verebileceğiniz en güzel lokasyonlardan biri olan Kuzey Kıbrıs, tarihi ve coğrafi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Please support the site
By clicking any of these buttons you help our site to get better