20 Haziran 2019 Perşembe
Ana Sayfa / Gezi / Jahorina’dan Bir Mektup – 1

Jahorina’dan Bir Mektup – 1

Bosna Hersek tatili öncesinde yaptığımız araştırmalara göre; Türklerin çok sevildiği bir ülkeye gidiyor olmanın keyfiyle çıktığımız yolumuzda ilk durağımız İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı oldu. Bosna Hersek’in başkenti olan Sarayova’ya uçmak için bütün hazırlıklarımız tamam. Sadece pasaportunuzla geçiş yapmanız yeterli. Türkiye için vize uygulamayan ülkelerden biri Bosna Hersek.

İstanbul Sabiha Gökçen havalimanı ile Sarayova havalimanı arası yaklaşık 1 saat 45 dakika. Türkiye ile Bosna Hersek arasında 1 saatlik bir zaman dilimi farkı var. Yani, Türkiyeden bindiğinizde Saraybosna’ya 45 dakika sonra gelmiş gibi oluyorsunuz. Öncelikle iniş yaptığınızda daha önce görmüş olduğunuz o şaşaalı havalimanlarını unutun. Türkiye’nin 1980’li yıllarını hatırlatan, direk uçuş sahası içinden telaşla koşuşturan insan manzaraları ilk gözünüze takılanlar arasında. Pasaport kontrolü sırasında zaten sizin turist olduğunuzu anlayan polis memuru, ne kadar kalacağınız dışında pek birşey sormuyor. Çıkışta sizi semt otogarını hatırlatan ve bekleşen 3-5 taksinin olduğu bir alan karşılıyor. Jahorina’da kalacağımız otelle 30 km uzaklıkta olan havalimanından 45 € ‘ya götürebileceğini söyleyen taksiciyle yaptığımız pazarlık sonucu 40 € ‘ya otelimize gitmek üzere anlaşıyoruz. Güler yüzlü ve sıcak insanlar. Size yardımcı olmak ve sizi anlamak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Yol boyunca masalsı bir güzelliğe hakim olan yılan gibi kıvrımlı ve yeşilin her tonunu görebileceğiniz çam ağaçları ile bezenmiş muhteşem yollardan, birkaç tane terkedilmişlik hissi veren köye de rastlayarak yol alıyoruz. Araç kiralamak isteyenler için önemli olabilecek bir durum; yollarda sizi yönlendirebilecek hemen hemen hiç tabela yok maalesef. Onun için buraları daha önceden çok iyi biliyor olmalısınız. Sonunda 45 dakika sonra otelimizdeyiz.

Otele vardığımızda hava -4 derece olmasına rağmen, yollarda ve otel bölgesinde karlar erimiş durumdaydı. Rüzgar olmadığı için havanın birazcık yumuşak olduğunu söyleyebilirim. Güleryüzlü ve oldukça alakadar personeller karşılıyor Vucko Hotel’de bizi. Rezervasyonlarımız kontrol edildikten sonra odalarımıza bakıyoruz fakat bir tanesini beğenmediğimizi söylediğimizde tüm sevecenlikleriyle yardımcı olarak değişimi gerçekleştiriyorlar.

Vucko Hotel, Jahorina’nın 5 yıldızlı en lüks otellerinden biri. Okdukça da uygun fiyatları ile dikkat çeken ve çok tercih edilen bir otel. Otel odaları gayet temiz ve sıcak. Bu konuda her hangi bir problem yaşamayacağınızın garantisini vermek mümkün. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil olmak üzere yarım pansiyon konaklama yapabiliyorsunuz. Yemek kültürleri Türk damak tadı ile hemen hemen aynı. Burada aç kalmanız mümkün değil. Otelin içinde ihtiyaçlarınızı temin edebileceğiniz bir market, eczane ve döviz bürosu mevcut. Para birimleri Konvertibl Mark yani kısacası KM. 1 KM 1.77 TL. Türk parasını değiştirmekte her hangi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bütün döviz ofislerinde değiştirilebilir bir özelliğe sahip. Bunun yanı sıra; spa, fitness, lobby cafe bar, şarap evi, sigara içilmeyen ve kütüphane tarzında döşenmiş ayrı bir cafe bar, mini klüp, kayak malzemeleri kiralama merkezi, oyun salonları ve dinlenme odaları da bulunmakta.

Her gece lobby cafe barda canlı müzik keyfini doyasıya yaşamanız mümkün. Ünlü DJ’lerin sahne aldığı genelde öğle 12.00-17.00 saatleri arasında partiler de gelenek haline gelmiş durumda. Eğlenceyi çok seven bir milletle karşılaştığınızı hemen anlayabiliyorsunuz.

Personel son derece güler yüzlü ve yardımsever. Türklerin bu kadar çok sevildiği bir ülke olmasına rağmen Türkçe bildikleri söylenemez ama birazcık ingilizceniz varsa derdinizi bir şekilde anlatmanız mümkün. Çalışma prensipleri bizden biraz farklı. Ast-üst ilişkisinin çok fazla yaşandığını söylememiz mümkün değil. Personel son derece rahat ama bunun yanı sıra son derece de disiplinli. Bir müdür ile bir garsonu şakalaşırken veya sarmaş dolaş görmeniz mümkün. Mesai saatleri dışında personeli sizinle birlikte barda eğlenirken ve içerken görebilirsiniz. Buna rağmen işleri ile ilgili disiplinlerine hayran kalmamak mümkün değil. Herkes birbirine yardım etmek için programlanmış adeta. Daha önce oda numaralarını kontrol eden bir kasiyeri, daha sonra resepsiyonda misafirlerle ilgilenirken bulabilirsiniz.

Kayak takımlarını kiralayabileceğiniz birçok yer bulabilirsiniz fakat kayak kıyafetlerinizi alıp gelmeyi unutmayın. Zira, kıyafet kiralayabileceğiniz her hangi bir yer yok ama satın almak istediğinizde bulabileceginiz en ucuz kayak pantolonu 195 KM yani 345 TL. Kayak takımlarını kiralamak ise; günlük 20 €, 3 gün kiralarsanız 45 €. Bunun içinde yapmanız gereken tek şey kimliğinizi vermek ve sonrasında kayak takımları ile gece-gündüz kaymanın tadını çıkarmak. Kayak merkezinin zirvesine teleferikle çıkmak 7 KM. Ama ben geriye kayarak inmek istemiyorum diyorsanız dönüş için de bir 7 KM vermelisiniz. Oldukça profesyonel kayakçıların olmasının yanı sıra yeni başlayanlar için de kayak hocaları mevcut. 55 dakikalık bir öğrenme süreci için yalnızca 15 € ödüyorsunuz.

Devamı Gelecek…

Saim Yılmaz
kendi halinde bir yazar

Hakkında Saim Yılmaz

İlginizi çekebilir

Teşekkürler Öğretmenim!

Soğuk bir Kasım ayının ortalarıydı.   Dağları karlarla kaplanmış ve yılan misali kıvrılan yollarından sadece …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Please support the site
By clicking any of these buttons you help our site to get better