20 Temmuz 2019 Cumartesi
Ana Sayfa / Blog / Gizem Kınacı / Günümüz İlişkileri Sınıfta Mı Kaldı?

Günümüz İlişkileri Sınıfta Mı Kaldı?

Bir şeyler yazmaya başlamak ama kelimeleri özenle seçip cümle oluşturmak o kadar da kolay bir iş

değilmiş. En azından benim için…

Tam cümleye başlıyorum bir iki şey yazıyorum ama cümlenin gidişatı pek de olumlu ve güzel

olmayınca vazgeçip siliyorum.

Fazla saldırgan ve yıkıcı bir karaktere sahip olunca bunlar kelimelere yansımaya başlıyor. Ama birazcık

olumlu bir yapıya sahip olunca, kelimelerin dokunuşları yumuşamaya başlıyor. Karakteristik yapımız

bizi her yerde ve yaptığımız her işte etkilemektedir.

Günümüz hastalığı olan Fırsatçılık, Çıkarcılık, İkiyüzlülük ve Egoistlik gibi davranışsal yapılardan uzak

durmak gerekir. Bir öyle bir böyle olmak kendini olduğundan başka göstermek sahte davranışlar

sergilemek çoğu insanın rutini haline gelmeye başladı. İnsanları kendi çıkarları için ustalıkla

kullanmak.

Karşımızdaki kişilerle çıkar ilişkilerine girmemek, aman bu burda çalışıyor bunları tanıyor bana güzel

fayda sağlar ordan burdan dedikodu getirir elimde sağlam koz olsun zamanla bir işime yarar gibi

davranışlardan kaçınmak gerek. Tabii ki bu tarz cümleler gördüğüm kadarıyla havada uçuşan toz

zerrecikleri kadar bile değiller.

Günümüzdeki ilişkiler bunların üzerine kurulduğu için artık herkes karşısındakine kendisi gibi

yaklaşmaya başladı. Gerçekten üzücü sinir bozucu ve yıpratıcı olmaya başlıyor belli bir zamandan

sonra.

Beklentiler yavaş yavaş artmaya başlıyor. Sadece kendi istekleri üzerine yoğunlaşmakta ve istediğini

alamayınca hemen strateji değiştirip başka yönlere gitmeye başlıyor. Bir büyüğümün söylediği gibi

bugün iyi olup yarın kötü oluyor ya da dün kötüyken arkasından konuşurken bugün can ciğer kuzu

sarması oluyorlar ve sanki dünkü davranışları sergileyen kendisi değilmiş gibi davranabiliyorlar.

Gerçekten anlayamıyorum ve şaşkınlıkla bakakalıyorum …

Hadi ilk karşılaşmalarda elektriğiniz bir birinize uymaz anlaşamazsınız daha sonra bir bakmışsınız

arkadaşsınız ama bu süre zarfında arkasından yapmadığınızda kalmamıştır. Ya hiç adım atmayın ya da

bunlara yeltenmeyin.

Gossip_girls

Dedikodu karakter yapısına girer mi acaba bilmiyorum ama bu da pek sağlıklı bir hareket değil. En

güzel kısım bu aslında, dedikodu yapmayı sevmezler ama dinlerler konuyu oraya getirip bilgi almaya

çalışırlar. Dedikodu sayesinde arkadaş olanlar da var tabii ki.

Birbirlerine küserler kendi aralarında grup oluştururlar, birbirlerine laf atarlar sonra tekrardan

birleşmeler olur ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ederler ama aslında en ufak bir

fırsatta birbirlerini incitmek için hiç zaman kaybetmezler .

Amaannn ne desem boş ve gereksiz . Büyümeyen yetişkinlerime sesleniyorum dikkatli olun altınızdan

gelenler sizden gördükleriyle hareket ediyorlar sonra kime çekmiş demeyin onlar için …

Egoist tavırlardan uzak durun. Tutarlı olun, samimi olun sevilmek ya da arkadaş edinmek adına

karakterinizden bir şey ödün vermeyin. Samimi olmaktan kastım gerçekten samimi olun çevre için

göstermelik olmasın. Bu tarz insanlara bakış açınızı değiştirmeniz lazım, sıkıntı onlarda değil sizde.

Ahh aslında yazılacak çok şey var ama ne ortam ne de zaman müsait değil kusura bakmayın. Aslında

bunları da pek yazmak istemiyordum ama etrafımdaki gördüklerim bunlar. O yüzden de yazılarıma

yansıyorlar. Bu zamana kadar yazdığım 4 yazıdan 3 ü atarlanma ve bir memnuniyetsizliği dile

getirmeler üzerine oldu. Yazının da başında söylediğim gibi ne zaman yazılara başlasam bir noktada

tıkanıp kelimelerin anlamları ağırlaşmaya başlıyordu, ben de bunun nedeni hakkında düşünüp yazmak

istedim.

Hadi dipnot olsun: Bu yazılar belli bir kişiler için yazılmadı ya da benim duygularımın hepsini

yansıtmamaktadır. Bir çoğunuzun içinden geçen, bazılarının imalarda bulunup dile getirdiği ya da hiçbir

şekilde dile getirmeyip içinde yaşamayı tercih edenleri temsil etmekte diyebilirim. Belki de

uyduruyorumdur kim bilir…

Yazılacak pek çok şeye doğru kaçtım ben…

 

Gizem Kınacı

Hakkında Gizem Kınacı

ben bir ceviz ağacıyım...

İlginizi çekebilir

Teşekkürler Öğretmenim!

Soğuk bir Kasım ayının ortalarıydı.   Dağları karlarla kaplanmış ve yılan misali kıvrılan yollarından sadece …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Please support the site
By clicking any of these buttons you help our site to get better