24 Nisan 2019 Çarşamba
Ana Sayfa / Blog / Fatma Çıtlak / Dostlar Seni Hatırlasın

Dostlar Seni Hatırlasın

Henüz on yaşındaydım; her okuduğumda kahramanına daha fazla hayran olduğum o müthiş şiir kitabını Sefa Amcam’dan hediye aldığımda. Yıllar geçmesine rağmen elimden düşürmediğim ve tekrar tekrar okuduğum o kitap, her okuyanda olduğu gibi bende de derin izler bırakmış ve insan olabilmeye dair unutulmaz dersler vermişti. En azından ben bütün nasihatları topladığımı sanmıştım çocuk aklımla. Halbuki; o yüce kahramanın insanlığa ders niteliğinde bıraktığı anılarını anlayabilmek için, daha hissedip öğrenmem gereken ne çok kavram varmış.
Her birimiz gibi eskiyip unutulamayacak anılar biriktirdikçe; yani merhametli, adil, sorumluluk sahibi olmayı ve ilk önce kendine saygı duymayı öğrendikçe o yüce kahramanı ve nasihatlarını daha iyi anlıyorum.
Eğer bir şekilde onun hayat hikayesini ve şiirlerini öğrenmeye hala fırsat bulamamış olanlarınız varsa, hemen bu yazıdan sonra vakit kaybetmeden okumanızı ve sevdiklerinizle paylaşmanızı tavsiye ederim.
Sizlere o yüce kahramanın müthiş hayat hikayesinden küçük bir kesiti Sunay Akın’ın harika anlatımıyla aktarmak istiyorum.

Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde, yavaş yavaş güneş batmaya, hava kararmaya başlar. Karanlık iyice çöker köyün üzerine. Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır. Erken yatıp yarın sabaha, güneş ışığına erken uyanılacaktır. Adam üzerini değiştirir, yatağına yönelir.
Evin penceresinden, karanlık bahçeye vuran ışıkta, ağaçların arasında bir gölge belirir. Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser. Kadının sevgilisi bahçededir…
Tam sözleştikleri gibi, sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir. Kadın kocasının uyumasından emin olunca…
Sessizce yataktan kalkar, üstünü giyer… Ve pencereden aşağıya atlar.
Başka bir adam için… Kadın kocasını terk eder…
Koşarlar iki sevgili… Kaçıyorlar… Tarlaları, ovaları aşarlar…
Anadolu’da bir köy nasıl nasıl koşmasınlar ki. Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır… Namus belası. Töre cinayetleri… Yoksulluk… Cefa… Korku… Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler…
Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar…
Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki ;
“Evden çıktığımdan beri, ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor”…
Çıkartıp bakarlar ki!
Ayakkabısının içinde bir tomar para!
Kocası her şeyin farkında… Biliyor ki gidecek…
“Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırlarımı yıkadı, ütüledi. Bana emeği geçti”
YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE!
O yoksul köylü;
Bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının, giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koydu…
O güzel insanı…

O onurlu davranışı sergileyen yüce kahramanı eşine yazdığı şu dizelerden tanıyoruz:

Güzelliğin on para etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa.

 

Fatma Çıtlak

Hakkında Fatma Çıtlak

İlginizi çekebilir

Bellapais’te Kaybolmak

Bir hafta sonu, melankolik duygular içerisinde kaybolmuşken kendimizi Bellapais’te bulduk. Burası, soğuk bir kış gününde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Please support the site
By clicking any of these buttons you help our site to get better