24 Ekim 2019 Perşembe
Ana Sayfa / Blog / Fatma Çıtlak / Bellapais’te Kaybolmak

Bellapais’te Kaybolmak

Bir hafta sonu, melankolik duygular içerisinde kaybolmuşken kendimizi Bellapais’te bulduk. Burası, soğuk bir kış gününde sizlere eşlik edebilecek gizemli bir mekan. Yolculuk esnasında, ilk dakikadan itibaren bu köyün huzurlu çekim gücüne kapılmıştık. Peki bunun sebebi neydi? Bu köyden böylesine rahatlatan bir enerji nasıl yayılıyordu? Sizler için bu soruların cevaplarını aramaya koyulduk.

DAHA YÜKSEKLERE YOLCULUK

Şehrin gürültüsünden, yeşilliklere doğru yol alırken bir anda içinizi huzur kaplamaya başlıyor. Yol boyunca bir yandan temiz havayı, bir yandan da yalnızlığı hissetmeye başlıyorsunuz.

BİR MANASTIRDAN FAZLASI

Manastır ve etrafındaki birkaç sokağı gezdiğinizde, köyün bunlardan ibaret olduğunu düşünebilirsiniz. İşte tam da bu noktada başınızı dağların tepesine doğru çevirirseniz, sizi bekleyen gizemi hissedebilirsiniz.

 

_MG_3976

“görüldüğü gibi Bellapais Manastırı taşlardan yapılmış bir yapı.”

_MG_3981

“Bellapais sokaklarında sıradan bir hayat yaşayan bir bitki.”

_MG_3983

“Bellapais sokaklarında sıradan bir hayat yaşayan bir dükkan.”

 

YOLUN SONUNDA NE VAR?

Biz de bu gizemi hissettik ve aklımızdaki sorulara cevap aramak için yönümüzü yukarılara çevirerek Bellapais’in saklı kalmış bölgelerini keşfetmek için yol aldık.

Yolculuğumuza, yukarıya doğru ilerleyen bir merdiven ile başladık. Ancak sonrasında bu merdivenin hiçbir yere çıkmadığını fark edip geri indik ve gördüğümüz ilk sokaktan tepelere doğru tırmanmaya karar verdik. İşte tam da bu noktada ilginçlikler silsilesi başladı.

_MG_4012

“hiçbir yere çıkmayan merdiven”

_MG_4033

“bulduğumuz ilk sokak”

_MG_4039

“bizlere yol boyunca eşlik eden arkadaşlarımızdan biri”

 

İlk durak olarak kendimize, uzaktan belli belirsiz görünen mavi panjurlu bir evi seçmiştik. Ancak oraya vardığımızda, durum biraz farklıydı.

_MG_4047

“bir an için eve benzetmiştik.”

 

Şaşkınlıkla yolumuza devam ederken, etrafa saçılmış gül yapraklarıyla karşılaştık. Ne olduğunu anlamak için yaprakları takip etmeye başladık.

_MG_4119

“melankoli”

 

Yolun sonunda karşılaştığımız görüntü nefes kesiciydi çünkü yokuş tırmanmaktan nefessiz kalmıştık.

_MG_4090

“anlatmak istediğimiz manzara”

 

Elbette hızımızı alamadık, biraz dinlenip yolumuza devam ettik.

_MG_4080

“ekibimiz hızını alamıyor”

 

İleride bizi küçük bir gözcü kulübesi bekliyordu. Yaklaştıkça, içerisinde parlayan ışık da artmaya başladı. Kulübeye vardığımızda, parlaklığın çatıdan süzülen güneş ışınları olduğunu fark ettik.

_MG_4110

“gözcü kulübesi olduğunu düşündüğümüz ışıklı yapı”

 

Yolumuza biraz daha devam edip temiz havanın tadını çıkardık. Güneşin batmasıyla beraber dönmeye karar verdik. Dönüş yolu biraz daha ilginçti.

_MG_4121

“ekibimiz dönüş yolunda”

_MG_4118

“uzaylıların bırakmış olabileceğini düşündüğümüz bir iz”

_MG_4120

“dağlarda yaşayan bir koca ayak mı var?”

_MG_4138

“so

kaklarda gezinirken karşılaştığımız yolunu kaybetmiş bir bidon”

 

Yolculuğumuzun sonunda, başladığımız yere vardık ancak aradığımız cevapları bulamadık. Zaten bizler için önemli olan da cevaplardan çok bu atmosferi yaşamaktı.

 

Fatma Çıtlak

Turgut Uzar

 

Hakkında Fatma Oğuz

İlginizi çekebilir

Jahorina’dan Son Mektup

Ülke, içinden geçen üç nehre sahip. Ve bu nehirler üzerinde de Osmanlı döneminden kalma birçok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Please support the site
By clicking any of these buttons you help our site to get better